1.GÜN TÜRKONFED 13.GİRİŞİM ve İŞ DÜNYASI ZİRVE'Sİ 17-18.ARALIK TARİHLERİNDE SİLİVRİ-SİAD'IN EV SAHİPLİĞİNDE KLASSİS HOTEL 'DE YAPILDI

“ÜLKEMİZE VE KENDİNİZE GÜVENİN!”

Silivri SİAD’ın evsahipliğinde Perşembe günü başlayan TÜRKONFED 13. Girişim ve İş Dünyası Zirvesi’nde konuşan FİBA Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin, yatırımcılara “Ülkemize ve kendinize güvenin!” sözleriyle seslendi.

Silivri Sanayici ve İş Adamları’nın ev sahipliğinde düzenlenen Turkonfed 13. Girişim ve İş Dünyası Zirvesi dolayısıyla Perşembe akşamı gerçekleştirilen kokteyl ve Gala Yemeği renkli görüntülere sahne oldu. Firmaların hazırlanan stantlarla kendini tanıtma imkanı bulduğu organizasyonda yerel ve genel iş dünyasının nabzı atarken, siyaset ve sosyal yaşamın aktif isimleri yer aldı.
Yemeğe Silivri Kaymakamı Ahmet Mesut Demirkol, Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar, TÜRKONFED Başkanı Celal Beysel, TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, Siad Başkanı Kadir Baran, rektörler, federasyon ve dernek başkanları ve birçok konuk katıldı. Gecede Türkonfed’in yakın tarihi anlatıldı. 90’lı yıllarda başlayan ve konfederasyonun kuruluşuyla devam eden süreç film şeklinde sunuldu.

BARAN: BU YIL SİLİVRİ SİAD’IN 15. YILDÖNÜMÜ
Ardından Silivri Siad Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Baran bir konuşma yaptı. Baran, 13. Türk Girişimci ve İş Dünyası Zirvesi’ne ev sahipliği yapmaktan dolayı TÜRKONFED ailesine teşekkür etti ve şöyle devam etti: “Bu yıl 13. Türk Girişimci ve İş Dünyası Zirvesi ile beraber Türkonfed’in 5. Yıldönümünü kutluyoruz. Dileğimiz daha uzun seneler bu birlikteliği daha hızlı ve gelişmiş bir şekilde hep beraber kutlamamız. Bu sene Silivri Siad’ın resmi olarak kurulmuş 15. Yıldönümü. O, da bizim için ayrı bir mutluluktur.

“EV SAHİPLİĞİNE BİZİ LAYIK GÖRDÜĞÜNÜZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİZ”
Silivri ilçemiz genelde basında Ergenekon davaları ve sel felaketleriyle anılır. Bu olayların yanı sıra böyle güzel bir mutluluğu vermeleri ve Silivri’nin ev sahipliliği göstermesi yönünden toplantıya katılımlarından dolayı herkese teşekkür ederim. Yapılan planlamalara göre Silivri gelecek on yıl içinde Türkiye’nin beşinci büyük şehri olacak. 10 sene sonra Silivri’nin nüfusu 1.5 milyonu aşıyor. Kısmet olup da tekrar on sene sonra gelirseniz size bir vilayet olarak ev sahipliği yapacağız.”

BEYSEL: TÜRKONFED’İN TEMEL TAŞLARINI YERLEŞTİREN HERKESE TEŞEKKÜR EDİYORUM.
Baran’ın ardından Türkonfed Başkanı Celal Beysel söz alarak şu açıklamalarda bulundu: “5. Yıl dönümümüzden sizlerle birlikte olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Yönetim Kurulu adına hepinize saygılarımı sunuyorum. Bu akşam burada Türkonfed’in temel taşlarını yerleştirmiş olan insanlarla birlikteyiz. Bazıları aramızda yok. Kendilerine saygılarımızı ve teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bayrağı başkalarına teslim etmiş arkadaşlarımızı izninizle hep birlikte alkışlamaya davet ediyorum. Bu akşam aramızda konuk konuşmacı olarak bulunan ve Özyeğin Üniversitesi’nin kurucusu olan Hüsnü Özyeğin’e özel bir teşekkür sunmak istiyorum. Bu seneki raporumuzu birlikte hazırladığımız, bize destek olan Özyeğin Üniversitesi’nin temel taşlarını da o koydu ve bugünlere gelmesini sağladı. Sponsorluğu ile bize büyük destek veren Akbank’a ve Zafer Kurtul’a teşekkürlerimi sunuyorum. Hepinize saygılarımı sunuyorum.”

ÖZYEĞİN: TÜRKONFED ÖNEMLİ BİR İŞ BAŞARMIŞTIR
Daha sonra FİBA Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin bir konuşma yaptı. Özyeğin şunları söyledi: “Türkonfed’in kuruluş çabalarını ve emeklerini gördükten sonra çok önemli bir iş başardığınızı görüyorum. Bu vesileyle merhum Sakıp Sabancı’yı anıyorum. Vehbi Koç ile beraber iş dünyasının duayenlerinden biri. Aynı zamanda Siad Başkanlarının çabalarını kutluyorum.

“TÜRK İNSANI GİRİŞİMCİ BİR RUHA SAHİP”
Türk insanın kendi içinde bir girişimci ruhu olduğuna inananlardan biriyim. Girişimcilik biraz Allah vergisi. Her ne kadar Cumhuriyet kuruluncaya kadar hatta ve hatta ilk yıllarında Türk insanı hep bir asker ya da memur olmuş. Belli dönemlerde biraz Turgut Özal’dan önce biraz da ondan sonra Türk insanının ne kadar girişimci olduğu ortaya çıkmaya başlamış. Müteahhitlerimiz, Türk insanının ne kadar girişimci bir ruha sahip olduğunu gösteriyor. Turizm gelişmelerine bakarsak 1970’lerde Türkiye’deki yatak sayısı Yunanistan’ın Rodos Adası’ndan daha azdı. Bu da 62 bin yataktır. Bugün Antalya’daki beş yıldızlı oteller bana göre bütün Güney Avrupa şeridindeki toplam beş yıldızlı otellerden çok daha fazladır.
Ayriyeten bizdeki girişimcilik ruhunun başka bir önemi de; dünyanın hiçbir ülkesinde bu beş yıldızlı otelleri yapanların çoğunun aslında turizmle hiçbir alakasının olmadığını genelde müteahhit veya tekstilci olduğunu da göremezsiniz. Bu da bizim girişimcilerimizin başka sektörlerde risk aldıklarını da gösteriyor.

“GİRİŞİMCİLERİMİZ “ÇILGIN TÜRKLER””
Biraz delice bir girişimciliğinin örneği de Türkiye’de 2007 Kasım ayında cereyan etmiştir. 2007 Kasım ayında Türkiye’de Rüzgâr Enerjisi İhalesi yapıldı. Bu ihaleye 78 bin mega vat müracaat oldu. Türkiye’nin şu anda ürettiği elektriğin 42 bin mega vat kurulumcu olduğuna göre 40 yıldır oluşturduğu kapasitenin iki mislisi ihaleye müracaat oldu. Avrupa’daki tüm kurulu güç 40 bin mega vat olduğu düşünülürse ayriyeten 78 bin mega vat yatırımın mega vat başına Bin 300 Euro civarında olduğu düşünülürse bunun da 110 milyar Euro’luk bir yatırım olduğu düşünülürse bizim girişimcilerimizin ne kadar “Çılgın Türkler” olduğu daha iyi ortaya çıkar. Ben inanıyorum ki insanımıza daha çok güvenmemiz lazım. Çünkü aramızda kahvede tavla oynarken veya rakı sofrasında genelde ‘Ne olacak bizim memleketin halleri?’ şeklinde konuşuruz. Halbuki enteresan bir şekilde yabancılar bize bizden daha çok saygı duyuyor.

“TÜRK ÖZEL SEKTÖRÜNE HEPİMİZ GÜVENMELİYİZ”
Bu arada kriz esnasında petrol üretmeyen gelişmekte olan ülkeler arasında çok nadir reytinginin arttığı bir ülke oldu. Çevremizdeki ülkelerin reytingleri düşürüldü. Yunanistan, İrlanda, İspanya hatta İngiltere’nin notunun düşürülmesi şu andaki finans çevrelerinde konuşuluyor. Dolayısıyla Türk özel sektörüne, Türk insanına, girişimcisine hepimizin çok güvenmesi lazım.

“TÜRK GİRİŞİMCİSİNİ BANKALAR NE ZAMAN KEŞFETTİ?”
Çok şubeli bankalar Kobi’lerle çalıştı. Ama Kobi’lere kurumsal, ticari müşteriler kadar değer verilmesi aslında 2003 yılında başladı. Bu bir dönüm noktasıydı. 2003 Yılında birçok banka, benim de başkanı bulunduğum Finans bank dahil Akbank, Garanti bankası bütün büyük bankalarımız Kobi bankacılığını bir genel müdür seviyesinde bir birimin altında oluşturdu. Bunu kurumsal, ticari, bireysel bankacılık kadar önemli gören yeniden bir yapılanmaya gidildi. Bu çok önemli bir gelişmeydi. Türkiye’de aynı zamanda birçok banka Kobi’lere hizmet vermeye mahsus şubeler açtı. Sadece Kobi kredileri veren ve verilmesi konusunda personelini eğiten, dolayısıyla bu işi bir Pazar segmenti olarak gören bu konuda Genel Müdüre Yardımcısına hedefler veren bir duruma geldiler. Kobi’lerin kendilerini daha iyi anlatabilme, daha şeffaf bir şekilde bankalara tanıtmaları ve banka ile ilişkilerinde mümkün olduğu kadar profesyonelce davranmaları da çok önemli. Şunu da kabul edelim ki artık bankalar eski bankalar değil.

“DÜNYADA OLMAYAN GİRİŞİNCİ SİSTEMİ TÜRKİYE’DE VAR”
Hayatım bir girişimcilik hikâyesi. Finansbank’ı 1987 senesinde 24 kişiyle başlattım. Ve hesabıma göre 1987 ile 2006 yılları arasında Finansbank’a 20 bin kişi işe almışım. Türkiye’de başka hiçbir banka o süre içinde 20 bin kişi almamış. Bu da bir girişimcinin neler yapabileceğini potansiyel olarak gösterebiliyor. Türkiye’de işe 20 bin kişi aldım. Bunun 10 bini ayrıldı. Daha yüksek ücretle başka bankalara gittiler. Diğer 10 binini ise 6 bini Rusya’da, 3 bini Romanya’da, 600’ünü Ukrayna’da, 1200’ünü de Hollanda’da işe aldım. İnsan yetiştirmek çok önemli bir şey. Kobilerin ve yeni girişimcilerin ne kadar etki yapabilecekleri için söylüyorum. Bu gün Türkiye’de veya dünyada bir yatırım yapabilmek için minimum yüz bin dolarlık bir yatırım lazım. Ama düşünün ki bir girişimci kendi işini kurup üç, beş, on kişi işe alırsa ekonomiye yaptığı katkıyı düşünebilirsiniz.
Şehirler arası otobüs sistemleri, minibüslere baktığınız zaman aslında dünyada olmayan girişimci örneği Türkiye’de var.

“ÖZYEĞİN ÜNİVERSİTESİ’NİN FELSEFESİ GİRİŞİMCİ YETİŞTİRMEK”
Hayatımda öğrendiğim girişimcilik tecrübelerimi, yaptığım hataları, yakaladığım fırsatları gençlere aşılayabilmek için Özyeğin Üniversitesi’ni kurdum. Yani Özyeğin Üniversitesi’nin felsefesi girişimci yetiştirmek. Daha iki yıllık bir üniversite olmamıza rağmen üç talebemizin şirketi var. Ben bununla iftar ediyorum. Bir tanesi tişört yapıyor satıyor, diğeri kitap satıyor. Biz onları teşvik ediyoruz. 1. Sınıfımızda Girişimcilik dersi var. Sadece iş idaresi işletme öğrencilerine değil Mühendislik Fakültesi’nde de Girişimcilik dersimiz var. Şirket kurmaları için öğretim üyelerine destek oluyoruz. Birincisi kurulmak üzere. Aktif Girişimcilik Merkezi’miz var. Yurt çapında bir iş planı yarışması yaptık. Dünyanın en büyük finans kuruluşu yüz milyon bütçeyle on bin kadını girişimci yetiştirme projesi var. Onu Türkiye’ye çektik ve ülkemizdeki on bin kadını girişimci yapacağız. Türkonfed ile beş yıllık anlaşmamız var. Bunu geliştirmek istiyoruz. İnşallah üniversitemizde teknopark kuracağız. Bir buçuk geçmişi olan üniversitemizde yaptığı çalışmalarla ilgili olarak aramızda olan Rektörümüze teşekkür etmek istiyorum.

“ÜLKEMİZE VE KENDİNİZE GÜVENİN”
Ülkeye güvenin, kendinize güvenin çünkü hakikaten bu ülkenin insanı her zorluktan çıkmıştır. Irak’ta harp varken oraya sadece ve sadece Türk müteahhitleri gitti. Amerikalıların bütün yemekhanelerini, barınaklarını onlar yaptı. Afganistan’da bütün alt yapıyı, yolları, harp varken yine Türk müteahhitleri yaptı. Bizim insanımız sadece para kazanmak için değil, bir şeyi başardığını göstermek için inanılmaz bir inanç içinde her türlü riski giren insanlardır. Bizim 120 müteahhidimiz Libya’dayken orada bir tane Amerikalı müteahhit yoktu. Ama bizimkiler gittiler. Benim teminat mektubu verdiğim birçok kişi hayatında ilk defa yurt dışına çıkıyordu. Çoğu İngilizce bilmiyordu. Hepinize saygılarımı gönderiyorum.”

TÜRKONFED GÖREVLİLERİ ONURLANDIRILDI
Türkonfed 5. Kuruluş yıldönümü nedeniyle bir tören gerçekleştirildi. 90’lı yıllarda ilk zirvelerin yapıldığı ve platformların kurulduğu, 2000’li yıllarda konfederasyonun kuruluşuna ve gelişmesinde emeği geçen, çok değerli görevler üstlenen kişiler anons edilerek sahneye davet edildi ve kendilerine teşekkür edildi.



         

Etkinlik Oku ::